22 Eylül 2011 Perşembe

eylül

zamanın bu kadar hızlı uzaklaştığını ancak şöyle bir dönüp bakınca anlayabilirmişim...
Ne çok şey oldu...
gidenler, gelenler, bir daha asla gelemeyecekler, gelse de diye hayali kurulanlar... ne çok şey...
bunları düşünmeye anlam katan anların kucağı eylül olmalı...
Hüzün, aşktan damıtılmış nadir bir esans gibi şehrin sokaklarında kokmaya başlamış...
ancak eylül de tebessüme aşık hüzün sarhoş olmak istermiş...
akılda bunu bilir ama uzundur bilmezden gelirmiş...
sonra eylül birkez daha gelmiş...